İş sözleşmesi sona erdiğinde en sık karıştırılan iki kalem kıdem ve ihbar tazminatıdır. İkisi de fesihle doğar, ancak dayandıkları mantık tamamen farklıdır.
Kıdem tazminatı: geçmişin karşılığı
Kıdem tazminatı, işçinin işyerinde geçirdiği süreye karşılık ödenen bir kalemdir. Kural olarak en az bir yıllık çalışma ve kanunda sayılan fesih hâllerinden birinin gerçekleşmesi gerekir. Her tam çalışma yılı için otuz günlük giydirilmiş brüt ücret tutarında hesaplanır ve kanunda belirlenen tavan uygulanır.
İhbar tazminatı: bildirim süresinin karşılığı
İhbar tazminatı ise sürenin değil, bildirimin karşılığıdır. Belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen taraf, çalışma süresine göre belirlenen bildirim süresine uymak zorundadır. Bu süreye uyulmazsa, uymayan taraf karşı tarafa ihbar tazminatı öder.
- 6 aydan az çalışma: 2 hafta
- 6 ay – 1,5 yıl arası: 4 hafta
- 1,5 yıl – 3 yıl arası: 6 hafta
- 3 yıldan fazla: 8 hafta
En kritik fark: kim öder?
Kıdem tazminatını yalnızca işveren öder. İhbar tazminatı ise çift yönlüdür: bildirim süresine uymadan işten ayrılan işçi de işverene ihbar tazminatı ödemek durumunda kalabilir.
Haklı fesihte durum
İşveren, işçiyi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı sebeple derhal feshederse, işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz. Buna karşılık işçi haklı sebeple derhal fesih yaparsa kıdem tazminatına hak kazanır; ancak bildirim süresi tanımadığı için ihbar tazminatı isteyemez.
Bu web sitesindeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Somut dosyanıza ilişkin değerlendirme için avukata başvurunuz.